ABD Başkanı Donald Trump ile Terör Örgütü Lideri Netanyahu geçtiğimiz günlerde altıncı kez bir araya geldiler.
İkili bundan önceki son görüşmesini 29 Aralık 2025 tarihinde Trump'ın Florida'daki özel konutu Mar-a-Lago malikanesinde gerçekleştirmişti.
Bu görüşmenin gündeminde dünyanın yakından takip ettiği önemli birçok konu vardı.
Bu başlıklar içinde diğerlerine nazaran çok daha önemli olanlar ise şüphesiz Gazze, Suriye ve İran konularıydı.
Esasında bu konuların her biri başlı başına kitap konusuydu, her biri kendi başına dünya meselesiydi ve her biri de tek başına savaşlara sebep olabilecek boyutta tehlikeli konulardı.
ORTAK KONU TÜRKİYE...
Her ne kadar konular münferit konularmış gibi görünse de Amerika ve İsrail her ne kadar baş başa görüşüyorlarmış gibi görünse de ele alınan her konuda Türkiye mutlaka dikkate alınmak zorunda kalınıyor, Türkiye mutlaka ortak payda olarak her konuda değerlendirilmek durumunda kalınıyor.
Peki neden?
Çünkü İsrail Terör Örgütü (İTÖ) az önce sıraladığım başlıkların tamamında bir şekilde Türkiye ile karşılaşmak, Türkiye ile yüzleşmek zorunda kalıyor da ondan.
Bu nedenle eğer İTÖ olarak Suriye ve Filistin konusunda bir takım kirli hesapların varsa Türkiye'yi mutlaka dikkate almak durumundasın.
İşte tüm bu nedenlerden dolayı diyebiliriz ki Trump ile Netanyahu arasında yapılan her türlü görüşmede Türkiye mutlaka ana konu olarak görüşülüyor.
AMERİKA'NIN TAVRI...
Böylesi bir durumda, Türkiye'nin sürekli gündem olduğu bir ortamda acaba Amerika'nın olaylara bakış açısı ne olur, Amerika hangi taraftan yana tavrını koyar?
Bölgemizde dönen dolapları anlamak, oynanan oyunları kavramak için bu soruya mutlaka cevap bulmak zorundayız, bu soruyu mutlaka doğru cevaplamak zorundayız.
Bu soruya verilecek klasik ezber cevap elbette İsrail'den yana tavır alır, elbette onu korur ve kollar cevabı olacaktır.
Biden dönemi olsaydı bu cevap doğru cevaptı.
Ama artık Biden yok ve kazın ayağı da öyle değil.
ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR...
Trump küresel sistemi yıkmak için birçok konuda Türkiye ile tavır almak istiyor. Bu çok net...
İşte Suriye gerçeği...
Suriye'de kazanan bölgede süreci dizayn eden ülke Türkiye oldu.
Hiç merak etmeyin Suriye'de işler planladığımız gibi adım adım ilerliyor.
Elbette daha yapılacak çok iş var, karaya ulaşamadık ama okyanusu da geçtik.
Bu durumu görmek lazım.
AMERİKAN ASKERİ SURİYE'DEN ÇEKİLİR Mİ...
Bir zamanlar çok sorulan bu soruya "evet çekilecek" dediğimde birileri kıyameti koparıyordu.
O birileri şimdilerde ortada yok.
Neden?
Çünkü Amerika dün Suriye'den çekilme kararını açıkladı ve El Tanf üssünden başlamak üzere çekilmeye de başladı.
Dikkat ederseniz İsrail burada istediğini alamadı, ters köşe geldi.
TÜRKİYE GAZZE DE OLACAK MI...
Netanyahu'nun geçtiğimiz haftalarda Amerika'ya yaptığı bir ziyarette bu soru bir gazeteci tarafından katil Netanyahu'nun yanında Trump'a soruldu.
"Türk Askeri Gazze'ye girecek mi?"
Netanyahu'nun korktuğu başına geldi ve o kâbus soruya Trump şu cevabı verdi;
"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çok iyi tanıyorum. Kendisi benim çok iyi bir dostum. Ona saygı duyuyorum. Bibi (Netanyahu) de ona saygı duyuyor. Aralarında bir sorun çıkmayacak. Bir sorun yaşamayacağız."
Bu cevap anlayana en kibar haliyle "ben bu konuya sıcak bakıyorum" demekti.
Öyle de oldu...
Türkiye'nin barış kurulunda olması kararı alındı ve bu karara istinaden de Hakan Fidan'ın kurulda Türkiye'yi temsil etmesi kararlaştırıldı.
Dikkat ederseniz İsrail burada da istediğini alamadı ve ikindi kez ters köşe geldi.
AMERİKA İRAN'I VURACAK MI...
Son günlerin moda sorusu bu.
Bu sorunun cevabı bende belli.
Vurmayacak.
Ancak süreç İsrail tarafından sabote edilmediği takdirde.
Zira İsrail'de bakanım diye ortalıkta gezen terörist Eli Cohen geçtiğimiz günlerde sahibinin sesiyle konuşarak "Amerika'nın İran'la yaptığı görüşmeler değersiz, kıymeti olmayan görüşmeler." diyerek aklınca saldırının yolunu açacak cümleler kurdu.
Yine İsrail işin varacağı noktayı kestirdiği için Amerika vurmazsa biz vururuz gibi cümleler dillendirmeye başladı.
Bunlar hamaset olsun diye dillendirilen cümleler değil.
İsrail bu cümleleri Amerika'nın kendisini Suriye'de Gazze'de ortada bıraktığı gibi İran konusunda da ortada bırakacağını düşündüğü için kuruyor.
HER ŞEYİN SONU MU...
Elbette Trump'ın bu davranışlarına, bu sözlerine bakıp da "bu iş bitti, Trump bizimle" demek doğru değil.
Ancak nasıl ki bu sözlere çok anlam yüklemek doğru değilse yine Trump'ın şoven sözlerine bakıpta "Trump İsrail'e destek veriyor, Türkiye'yi dışlayacak." demekte doğru değil.
Bu görüşlerden hangisi doğru bekleyip göreceğiz...
Tüm bunlardan çok daha önemlisi şu...
Türkiye bu gelişmelere bakıpta pozisyon alan bir ülke değil.
Türkiye kendine bağımsız politikalar belirleyen ve bunu da sonuna kadar uygulayan bir ülke.
İspat mı?
Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı...
Yine yaparız...