CHP ile ilgili yazmak, siyaset yazmak değildir.
CHP; siyasi bir parti olmanın dışında Türkiye'nin her sahada ilerlemesi, milli ve yerli savunma sanayinde güçlenmesi önünde bir engel, bir problemdir.
CHP ile uğraşmıyoruz, Türkiye ile uğraşan Batı'nın Truva atına artık dur diyoruz.
CHP, milletimizin değerlerinden, mana köklerinden rahatsız olan bir partidir.
Bakmayınız son yerel ve genel seçimlerde "sağ"dan gelen partilerle iş birliği yaptığına.
CHP, içine düştüğü bataklıktan kurtulmak için tahmin bile edilmeyecek siyaset dışı yollara sapabilir.
Şu gerçekleri hatırlayalım:
FETÖ denilen ve 15 Temmuz'da ihaneti ortaya çıkan millet/devlet düşmanı gizli/sinsi yapıdan destek almayı bile CHP, canına minnet bildi.
30 Mart 2014 yerel seçimlerinden ve 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinden itibaren CHP, FETÖ'nün açık desteği ile yürüdü.
FETÖ elebaşı, yerel ve genel seçimlerde AK Parti karşısında en güçlü CHP adayının desteklenmesi için Türkiye çapında talimat verdi.
Bu tarihten sonraki bütün seçimlerde FETÖ'cüler CHP'yi destekledi.
CHP her geçen gün taşıyacağı kirli bir bagajın ağırlığı ile sarsılıyor.
İBB ve diğer CHP'li büyükşehir ve ilçe belediyelerinde yargının takibindeki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları, kimi belediyelerde sapıklık derecesindeki ahlâksızlıklar CHP'nin belini iyice büktü.
MHP lideri Bahçeli dün partisinin Grup Toplantısındaki konuşmasında açıkça sordu:
"Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım? İstanbul'daki tezgâhınız bozuldu, öfkeniz buna mı? Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı? Maskeleriniz düştü, ipliğiniz pazara çıktı, foyanız ortalığa döküldü, anormal stres ve gerilim sebebinizin nedeni buna mı dayalı?"
Bakınız son birkaç gündür gündemde 30 milyon dolarlık bir hırsızlık olayı var.
İstanbul Bakırköy'deki yüksek güvenlikli sitede döviz bürosu sahibi Bilal Durmaz'a (28) ait 30 milyon dolar 11 Şubat'ta aracından çalındı.
Polis ortadan kaybolan milyon dolarların peşine düştü.
Paranın ucu, yolsuzluk tutuklusu Ekrem İmamoğlu'nun lideri olduğu 'İmamoğlu Suç Örgütü'ne uzandı. Dolarları çalınan Bilal Durmaz'ın, İBB'nin rüşvet ve vurgun paralarının emanetçisi Taç Döviz'in tutuklu sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, hazırlanan iddianamede; Taç Döviz'in sahibi Atilla Durmaz ile İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın ve "para kasaları" Adem Soytekin ile Hüseyin Köksal'ın şoförleri arasında yoğun bir iletişim trafiği saptanmıştı.
Araba bagajlarından çalınan milyon dolarlar, CHP'nin bagajını daha da ağırlaştırdı.
Kutu kutu rüşvetler...
Rüşvet paraları ile "kutular" da CHP'nin ismiyle birlikte anılmaya başlandı.
Aziz İhsan Aktaş, birkaç gün önce mahkeme heyeti önündeki ifadesinde Temmuz 2024 tarihinde Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'i temsil eden eşi Celal Tekin'e, Ankara'daki bir evde 1 milyon dolar nakit parayı kadayıf kutusu içerisinde bizzat teslim ettiğini tekrar etti. "Paraları kadayıf kutusu içerisinde götürdüm." dedi.
Manavgat Belediyesi'ndeki yolsuzluk soruşturmasında Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter'in, baklava kutusunda 110 bin euroyu aldığı ekranlara geldi.
Eski Bursaspor Başkanı Emin Adanur da pasta kutusu içinde Bursa Nilüfer Belediyesi'ne rüşvet verdiğini iddia etti.
CHP'nin ağırlaşan bagajı, parti içinde büyük baskı oluşturacaktır.
Yakın zamanda Kılıçdaroğlu, İmamoğlu, Özgür Özel ve Mansur Yavaş isimlerini değişik cephelerde boy gösterirken izleyeceğiz...