CHP'deki çatlak giderek derinleşiyor. Dün iki ayrı yerde yapılan Grup Toplantısı, bunun son fotoğrafı oldu.
Kendini Grup Başkanı seçtiren Özgür Özel, Meclis'te kürsüye çıktı. CHP'nin yasal Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Genel Merkez'de konuştu.
Özgür Özel'i dinleyenler, "hain Kemal" sloganı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu dinleyenler ise "Hırsız Özgür, Rüşvetçi Özgür, Hain Özgür" sloganını attılar.
CHP'de uzlaşma, ya da diyalog artık kesinlikle söz konusu değil.
Dün Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında en önemli bölüm hesap sormaydı.
Kılıçdaroğlu, "Arınacağız, kirlilikten arınacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun kararlılığı netti:
"CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı. Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. Ben sana para vereyim sen bana oy ver. Böyle bir şeyi bu parti kabul etmez. İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır. İradesini para ile alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim."
Özgür Özel ve İmamoğlu, yargıya intikal etmiş suçlamalara bugüne kadar hiç cevap vermedi.
Evet, Özgür Özel "ben seçilmiş genel başkanım" deyip duruyor ama "iradesini para ile satan delegelerin oyu" ile seçildiğini unutturmaya çalışıyor.
Konu; Halk TV, Sözcü TV ve görevli kalemşorların kirli algı operasyonları ile özünden saptırılıyor.
İradesine el konulmuş delegenin seçtiğine "seçilmiş başkan" denir mi?
Bu seçim, demokratik olur mu?
Bir atlet, boksör, güreşçi dopingli çıktığında birinciliği elinden alınmaz mı?
Evet, Ekrem İmamoğlu'nun şaibeli para desteği ile Kılıçdaroğlu'nu hançerleyen Özgür Özel ekibine tasfiye geliyor.
Anlaşılan önce Özgür Özel'e dokunulmayacak. Onun en yakın adamları CHP'den atılacak. Özel iyice köşeye sıkıştırılacak.
Görünen köy kılavuz istemez. Özgür Özel ekibi artık CHP'de barınamaz. Başka bir parti kurmaları ya da kurulu bir partiye geçmeleri boşuna konuşulmuyor.
Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV'nin sahibi Cafer Mahiroğlu'nu da hedef aldı.
"Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen televizyon sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa televizyon kanalları da parayla alınıp satılıyor. Onun da önüne geçeceğim" dedi. CHP'liler "Hırsız Cafer" sloganı attı.
Kılıçdaroğlu'nun Özgür Özel'e yönelik eleştirilerinde dikkat çekici bir bölüm daha vardı.
Bugüne kadar Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in İngiltere'den, Avrupa'dan yardım istemesini hiçbir CHP yandaşı gazeteci, yazar dile getirmedi.
Kılıçdaroğlu, "CHP genel başkanı yurt dışına gidip 'bize neden yardım yapmıyorsunuz' diyemez. Yedi düvelle mücadele etmiş olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'bizi yalnız bırakıyorsunuz' diyebilir?" dedi.
Bilindiği gibi Özgür Özel Mart 2025'te İngiliz BBC'ye verdiği röportajda da İngiltere Başbakanı Starmer'a adeta yalvararak "Terk edilmişlik hissediyoruz. Bu nasıl dostluk?" demişti.
Özgür Özel'in, selden kütük kapma uyanıklığı ile yeni bir Kurultay talebi ise Kılıçdaroğlu tarafından savuşturuldu.
Özgür Özel dünkü konuşmasında 26 Temmuz'da Kurultay yapılmasını istedi.
Kılıçdaroğlu'nun konuşması daha sonraydı.
Kılıçdaroğlu Kurultay konusunda şunu söyledi:
"Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak..."
Özgür Özel, sanki hiçbir şey olmamış gibi mevcut delegelerle yine tezgâh kurma peşinde.
Kılıçdaroğlu ise yeni seçilecek delegelerle şaibe bulaştırılmayacak bir kurultaydan söz ediyor.
CHP yandaşı TV kanallarında, yandaş yazarların köşelerinde hiç dile getirilmeyen bir konuyu da Kılıçdaroğlu dile getirdi:
"Dünya değişiyor, Orta Doğu değişiyor. Peki CHP bu konuda ne söylüyor, dış politikada ne söylüyor? Daha bu devletin çıkarlarını, CHP savunmayacaksa kimler savunacak?"
Görüldüğü gibi CHP'de sadece çıkar çatışması yok. FETÖ gibi devlete paralel bir yapı kurmaya kalkan İmamoğlu-Özgür Özel ikilisine karşı temelden itirazlar var.