Bir gün önce yolunu yaptı.
"Bu savaşı ben bitiririm..."
Sonraki gün sözü mühürledi.
"Savaşın nasıl biteceğine ben karar vereceğim ama Netanyahu'nun da fikrini alacağım."
Sonrasında beklenen o final açıklama geldi;
"Savaş büyük oranda bitti."
ANLADIK DA...
Savaş büyük oranda bitti cümleni anladık, bu konuda herhangi bir sıkıntı yok.
Bu zaten olması gereken bütün dünyanın dört gözle beklediği bir açıklama
Peki Trump'ın kast ettiği o küçük oran ne?
Trump bununla neyi kastetmiş olabilir?
İşte, işin püf noktası, zurnanın zırt dediği yer tam da burası
YİNE Mİ SEN...
Trump'ın burada küçük oran olarak kast ettiği İsrail'den başkası değil.
Trump burada doğrudan Netanyahu'ya bir gönderme yaptı.
Şimdi Trump'ın mikrofonlar önünde söylemeye cesaret edemediğini biz burada satırlara dökelim
Trump aynen şunu söylemek istedi yaptığı söyleşide.
"Evet, savaş büyük oranda bitti ama İsrail sabote etmediği sürece."
ALARM! ATEŞKES GELİYOR...
Peki İsrail süreci sabote eder mi.
Hiç merak etmeyin kesinlikle eder.
Çünkü onun varlığı bu savaşın yayılmasına, ateşin her yeri sarmasına bağlı.
Bu nedenle ateşkes İsrail'in sonu demek.
İsrail ondan bekleneni, kendine yakışanı yaptı ve Trump'ın sözlerinden hemen sonra sabotaja başladı.
İsrail sabotaj planını devreye aldı ve Tahran'ı uçaklarla bombalamaya başladı.
Bombardıman gece boyunca sürdü ve İsrail'den havalanan savaş uçakları bugüne kadar İran'a yapılan en şiddetli hava saldırısını gerçekleştirdi.
AMAÇ NE...
Dünya Trump'ın yaptığı bu açıklamalarla nefes aldı.
Savaş büyük ölçüde bitti çıkışı dünyada petrol fiyatlarını bir anda sert düşürdü, piyasalar normalleşmeye başladı.
Bu İsrail için büyük bir tehditti.
Netanyahu ve beraberindeki katil sürüsü hemen devreye girdi ve sürü Trump'ı boşa düşürmek için saldırıyı başlattı.
İsrail kuş aklınca Trump'ın sözlerine karşılık şunu söylemek istiyordu;
"Biten bir şey yok, biz bitti demeden bitmez."
ŞEYTAN...
İsrail denilen şeytanda oyun bitmez.
İsrail hepsi birbirinden ayrı oyunlar kurarak aşağıdaki amaçlara ulaşmak niyetinde.
- Savaşı devam ettirmek.
- Çıkardığı yangını büyütmek,
- Bölge ülkelerini birbirine düşürmek.
- Müslümanı Müslümana kırdırmak
- Türkiye'yi bataklığı çekmek.
YEMEZ...
İsrail sıralı amaçlarına ulaşmak için İran içinde devleti ele geçirmiş paralel yapıyla kafa kafaya verdi ve kirli planını yaptı.
Bu plana göre İran, İsrail ve Amerika yerine Körfez ülkelerine saldıracak ve sonrasında onların da kendisine saldırmasını bekleyecek ve böylelikle Müslümanı Müslümana kırdırma planı devreye alınmış olacaktı.
Planı uyguladılar ama Körfez ülkeleri tuzağa düşmedi.
Bunun üzerine İsrail B planına geçti.
İsrail bu şeytani plan gereği geçtiğimiz gün bir açıklama yaptı ve Katar'ın ilk kez İran'a yapılan hava saldırısında İsrail ile birlikte harekâta katıldığını duyurdu.
Aslında böyle bir katılım yoktu.
Amaç bu yalan haberle Katar ve İran'ı karşı karşıya getirmekti.
Katar hemen haberin yalan olduğunu açıkladı.
İsrail bu kez istikameti Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) çevirdi.
Aynı yalan haber BAE için yapıldı.
Haber BAE tarafından da yalanlandı.
ARSIZA ÇARE TÜKENMEZ...
Bu iki tuzağın da elde patlaması üzerine gündem bir anda Türkiye'nin üzerine yıkıldı.
Bu süre zarfında Türkiye iki defa füze saldırısına uğradı.
Türkiye bu saldırıları tarihi tecrübesiyle tuzağı kuranların ellerinde patlatacak şekilde geçiştirdi.
Tüm bunları yaparken gerekli yerlere ikaz ve ihtarlarda bulunmayı da ihmal etmedi.
İran bu saldırıların kendisi tarafından yapılmadığını iddia ediyor.
O zaman kim yaptı?
Ben İranlılara yardımcı olayım ve soruyu cevaplayayım.
Saldırılar, İran paralel yapısı ile İsrail arasındaki iş birliği sonucu İran'dan yapıldı.
Tıpkı Haniyye ve Reisi suikastında olduğu gibi...