İstihbarat diplomasisinin görünmez haritası: Temas geometrisi
Cihad İslam Yılmaz/ GÜVENSAM Koordinatörü
-
5.06.2026
Türkiye; NATO müttefikleri, bölgesel rakipler, çatışma aktörleri ve vekil güçlerle eş zamanlı ve çok katmanlı ilişkiler yürütmek zorunda olan jeopolitik bir konumda bulunmaktadır. Bu konum, temas geometrisini teorik bir kavram olmaktan çıkarır ve fiili bir yönetim zorunluluğuna dönüştürür.
İsrail'in bitmeyen güvenlik arayışı
Dr. Hacı Mehmet Boyraz/ İstanbul Medipol Üniversitesi Ö
-
5.06.2026
Mitolojiye meraklı olanlar bilir ki Tanrıça Demeter'in kutsal korusunu keserek doğanın düzenini bozan Erysichthon, ceza olarak hiç dinmeyen bir açlıkla lanetlenmiştir. Ne kadar tüketirse tüketsin açlığı büyümüş, sonunda kendi bedenini yer hale gelmiştir. İsrail'in güvenlik arayışı da benzer bir paradoks içinde. Daha fazla güvenlik elde etmek için attığı her adım yeni sorunlara yol açıyor.
Dijital denetim çağında aile yapısı ve şiddetin normalleşmesi
Erdal Sarıçam / Sosyolog – Aile Danışmanı
-
5.06.2026
Dijital araçlarla kurulan baskı şiddetin yeni biçimleri arasında yer almaktadır. Bir eşin diğerine “neden çevrim içiydin?”, “kimi takip ettin?”, “neden mesajıma geç cevap verdin?”, “sosyal medya hesaplarının şifresi ne?” diye hesap sorması artık birçok ilişkide sıradan kabul edilmektedir.
Hız çağında derin düşüncenin ölümü
Engin Özekinci/ Yazar
-
5.06.2026
Hakikat hızda değil, derinliktedir. Ve belki de modern insanın yeniden kurtuluşu; dünyayı daha hızlı tüketmekte değil, biraz yavaşlayıp yeniden tefekkür etmeyi öğrenmektedir.
Stratejik mecburiyet ile jeopolitik hafıza arasında: Polonya-Ukrayna ittifakının kırılgan anatomisi
Emrah Dokuzlu/ Doğu Avrupa Bölge Analisti
-
5.06.2026
İki toplum birbirine kahramanlık ve kurban anlatılarının çarpıştığı bir aynadan bakıyor. Polonya tarafında iç siyaset Ukrayna tarafında ise milli kimlik inşası gerilimi besliyor. Volin kolay çözülebilir bir denklem değil; iki ulusun milli-kurucu anlatılarına işlemiş bir düğüm, geçmişin bugünün rehinesi olmasını engellemeyi gerektiriyor, ancak ulus devletlerin inşasından sonra, özellikle yeni bir dünya savaşının başlaması konuşuluyorken bu ne kadar mümkün?
4.06.2026
Türkiye'nin altyapı devrimi ve küresel lojistik mimarisinin yeniden şekillenişi
Faruk Önalan/ Yazar
Türkiye'nin ulaştırma ve altyapı alanında gerçekleştirdiği büyük dönüşüm, parçaların toplamından daha büyük bir stratejik anlam ifade etmektedir. Ankara, karayollarından demiryollarına geçerek dünyadaki yeşil dönüşümün ve lojistik verimliliğin öncülerinden biri olurken; TÜRKSAT 6A ve TÜRASAŞ gibi yapılarla bu dönüşümün teknolojik bağımsızlığını garanti altına almaktadır.
2.06.2026
Doğu Akdeniz'den Adriyatik'e İsrail'in yeni jeopolitik rotası
Prof. Dr. İsmail Şahin/ USKAM Başkanı
Yunanistan, Güney Kıbrıs, Arnavutluk ve Libya'daki Hafter güçleri ile kurulan çok katmanlı ilişkiler ağı, İsrail'i, Orta Doğu'nun dar sınırlarından çıkarıp Akdeniz'in hâkim aktörlerinden biri konumuna taşımayı hedeflemektedir. Bu güvenlik hattı, Lübnan'dan başlayarak Güney Kıbrıs üzerinden Arnavutluk'a kadar uzanmakta, İsrail'e yalnızca bir enerji koridoru sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda Adriyatik'ten Doğu Akdeniz'e kadar geniş bir deniz alanında güvenliği kontrol etme kapasitesi kazandırmayı amaçlamaktadır.
En çokOkunanlar
Okuyucularımız tarafından en çok okunan yazılarımız.
9.05.2026
Tarihten tâlihe uzanan hat: Hicaz Demiryolu
Burhanettin Kapusuzoğlu/ Yazar
23.05.2026
EFES-2026: Türkiye'nin çok katmanlı güç projeksiyonu
Faruk Önalan/ Yazar
28.05.2026
Türkiye'nin yükselen sesi
Ahmet Taha Yayman/ Yazar
22.05.2026
Türkiye'nin Karadeniz'den gelebilecek deniz ve hava dronlarına karşı hassasiyeti
Dr. Necdet Özçelik/ Akademisyen, Ya
13.05.2026
Doğu Avrupa'da yeni senkronizasyon: Macaristan'ın değişen rotasıyla V4 ve üç deniz girişimi
Emrah Dokuzlu/ Yazar
9.05.2026
Anneler gününde sevginin maddileşmesi ve insanın ontolojisi üzerine konuşmak
Dr. Selma Karışman/Din Sosyologu,Ya
9.05.2026
Bitmeyen illüzyon: Batı uygarlığı
Prof. Dr. Mazhar Bağlı/ Akademisyen
25.05.2026
Soykırımcı Ben-Gvir'in aynasında Batı'nın seçici insanlığı
Dr. Ahmet Bülbül/ Yazar
Gazze bize şunu açıkça göstermektedir: Sorun yalnızca bir aşırı sağcı bakanın provokasyonu değildir. Sorun, Filistinliyi insanlık dairesinin dışına iten, İsrail şiddetini “meşru müdafaa” adı altında aklayan ve Batı'nın sessizliğiyle beslenen daha büyük bir düzen sorunudur. Ben-Gvir sadece bu düzenin en kaba yüzüdür. Asıl mesele, o yüzü mümkün kılan siyasal, toplumsal ve uluslararası ikiyüzlülüktür.
23.05.2026
EFES-2026: Türkiye'nin çok katmanlı güç projeksiyonu
Faruk Önalan/ Yazar
Tatbikatın geleceğe yönelik en önemli sonucu ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dönüşüm sürecinin hızlandığını göstermesidir. Dünya orduları klasik ağır mekanize yapılardan daha esnek, veri odaklı ve yüksek teknoloji entegreli yapılara geçmektedir. Türkiye de bu dönüşüm sürecine aktif biçimde adapte olmaktadır.
22.05.2026
Hürmüz Boğazı: Savaşın eşiğinde doğan yeni pazarlık düzeni
Prof. Dr. Pelin Karatay Gögül/ Dicle Üniversitesi , İİB
1970'lerin petrol krizlerinden beri bilinen temel gerçek şudur: Enerji arz şokları, stagflasyon üretme kapasitesine sahiptir. Yani aynı anda hem yüksek enflasyon hem düşük büyüme yaratabilir. Bugünkü küresel ekonomi için risk tam da budur. Zaten pandemi sonrası kırılganlaşmış tedarik zincirleri, yüksek borçluluk ve jeopolitik parçalanma ortamında yeni bir enerji şoku; dünya ekonomisini yeniden düşük büyüme-yüksek enflasyon sarmalına sürükleyebilir.
22.05.2026
Türkiye'nin Karadeniz'den gelebilecek deniz ve hava dronlarına karşı hassasiyeti
Dr. Necdet Özçelik/ Akademisyen, Yazar
Karadeniz'in Türkiye açısından yalnızca bir deniz güvenliği alanı değil; aynı zamanda drone savaşı, elektronik harp, enerji güvenliği ve hibrit çatışma sahası haline geldiği görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin önümüzdeki dönemde Karadeniz güvenlik stratejisini yalnızca klasik askeri tehditlere göre değil; düşük yoğunluklu, belirsiz ve teknoloji temelli yeni nesil tehditlere göre yeniden şekillendirmesi gerekecektir.
21.05.2026
Kadim seslerin şehri Şanlıurfa
Doç. Dr. Kenan Bölükbaş/ Yazar
21.05.2026
Yüksek enflasyonla mücadelede toplumların ruh hali
Dr. Deniz İstikbal/Medipol Üniversitesi
Sürekli kaygı, zihinsel yorgunluk, statü kaybı hissi, tüketim davranışlarında değişim, özgüven kaybı, sosyal karşılaştırmada artış ve ikili ilişkilerde baskı gibi olgular yüksek enflasyona maruz kalan toplumlarda görülen olgular. Kısa vadeli düşünmeye yönlendiren ve kurallara güvensizliği artıran fiyat istikrarsızlığı, maruz kalınan süreye bağlı olarak daha farklı semptomlarda ortaya çıkarabiliyor. Fırsatı kaçırmama psikolojisine de neden olan yüksek enflasyon liyakate olan güvenci zedeliyor. Toplum bir bütün halinde enflasyonun uzun süre devam etmesiyle birlikte daha fazla kazanç elde etmeye ve statü kaybına engel olmaya çabalıyor. Ancak kimlik ve özgüven krizi olarak isimlendirilen süreç kişinin toplum tarafından sorgulanmasına ve yeni bir kimlik arayışına sebep oluyor. Bu arayış karakterin dönüşmesi ve duygusal zekanın geri plana itilmesi gibi sonuçlar doğuruyor. Fırsatçılıkla birleşen mevcut kimlik dönüşümü başkalarının hakkına müdahil olma olgusunu başlatıyor. Alım gücünün düşmesi, kariyer sarsılması ve yüksek enflasyonun uzun vadeye yayılmasında en fazla etkilenen gruplar ise sabit gelirliler. Alt ve orta gelirlileri kapsayan gruplar yukarıda sayılan semptomların birçoğunu tecrübe edebiliyor.
Mavi Vatan'ın devletleşen hukuk pratiği
Ömer Faruk Alimoğlu / Hukukçu
Közkamanlar, etki ajanlığı ve self-oryantalizm
Prof. Dr. Bülent Şenay, Bursa Uludağ Üniversitesi
Hürmüz krizi ve Türkiye'nin kara-deniz hattı jeopolitiğinde merkez aktör konumu
Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan/ Kırıkkale Üniversitesi
Dünden bugüne Türkiye-Cezayir ilişkilerinin stratejik önemi
Prof.Dr. Ahmet Uysal/ Katar Üniversitesi, Doha