Sosyal B/İlimler “İslami B/İlimlerin” nesi olur?
Prof. Dr. Kudret Bülbül/ Akademisyen, Yazar
-
27.05.2026
B/İlimleri İslami/dini-dünyevi ayırımının ötesinde, geleneğin bıraktığı yerden nakli-akli ilimler zemini üzerinden yeniden tartışmaya açmak, bilginin kaynağı, yöntemi, amacı gibi alanlarda modernist, Batı merkezci epistomolojik bakışın sığlığının ya da çerçevesinin aşılmasına katkı sunabilir.
Soykırım nedir?
Gökhan Bolat/Yazar
-
26.05.2026
Baudrillard'ın dediği gibi bir katliamı unutmak da katliam türünden bir şeydir. Yani suça ortak olmak için “İsrail'in kendini savunma hakkı var” dememiz gerekmiyor.Yine soykırımın 1864 yılında işlenmiş olması da bir şeyi değiştirmez. Bir simülasyonda yaşıyor olmamız soykırımcıları tanımadığımız, onları unutacağımız ve olan biteni fark edemediğimiz anlamına gelmez. Kafkasya'da, Bosna'da ve Gazze'de olanlara tepkisiz kalabiliyorsak bizim de benliğimiz soykırıma uğramış demektir. Allah korusun!
Modern çağ ve edep krizi
Burhanettin Kapusuzoğlu/ Yazar
-
26.05.2026
Edep, insanın haddini bilmesidir ve hakikat yolunda bir azıktır. Haddini bilen küçülmez, doğru yerde durur. Kendi sınırlarının farkında olarak hakikatin büyüklüğünü idrak eder. Ancak bu sayede ne aşağılık duygusuna kapılır ne de büyüklük vehmine sürüklenir. Her halinde ölçülüdür. Ölçü ise medeniliğin temelidir.
Soykırımcı Ben-Gvir'in aynasında Batı'nın seçici insanlığı
Dr. Ahmet Bülbül/ Yazar
-
25.05.2026
Gazze bize şunu açıkça göstermektedir: Sorun yalnızca bir aşırı sağcı bakanın provokasyonu değildir. Sorun, Filistinliyi insanlık dairesinin dışına iten, İsrail şiddetini “meşru müdafaa” adı altında aklayan ve Batı'nın sessizliğiyle beslenen daha büyük bir düzen sorunudur. Ben-Gvir sadece bu düzenin en kaba yüzüdür. Asıl mesele, o yüzü mümkün kılan siyasal, toplumsal ve uluslararası ikiyüzlülüktür.
EFES-2026: Türkiye'nin çok katmanlı güç projeksiyonu
Faruk Önalan/ Yazar
-
23.05.2026
Tatbikatın geleceğe yönelik en önemli sonucu ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dönüşüm sürecinin hızlandığını göstermesidir. Dünya orduları klasik ağır mekanize yapılardan daha esnek, veri odaklı ve yüksek teknoloji entegreli yapılara geçmektedir. Türkiye de bu dönüşüm sürecine aktif biçimde adapte olmaktadır.
22.05.2026
Hürmüz Boğazı: Savaşın eşiğinde doğan yeni pazarlık düzeni
Prof. Dr. Pelin Karatay Gögül/ Dicle Üniversitesi , İİB
1970'lerin petrol krizlerinden beri bilinen temel gerçek şudur: Enerji arz şokları, stagflasyon üretme kapasitesine sahiptir. Yani aynı anda hem yüksek enflasyon hem düşük büyüme yaratabilir. Bugünkü küresel ekonomi için risk tam da budur. Zaten pandemi sonrası kırılganlaşmış tedarik zincirleri, yüksek borçluluk ve jeopolitik parçalanma ortamında yeni bir enerji şoku; dünya ekonomisini yeniden düşük büyüme-yüksek enflasyon sarmalına sürükleyebilir.
22.05.2026
Türkiye'nin Karadeniz'den gelebilecek deniz ve hava dronlarına karşı hassasiyeti
Dr. Necdet Özçelik/ Akademisyen, Yazar
Karadeniz'in Türkiye açısından yalnızca bir deniz güvenliği alanı değil; aynı zamanda drone savaşı, elektronik harp, enerji güvenliği ve hibrit çatışma sahası haline geldiği görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin önümüzdeki dönemde Karadeniz güvenlik stratejisini yalnızca klasik askeri tehditlere göre değil; düşük yoğunluklu, belirsiz ve teknoloji temelli yeni nesil tehditlere göre yeniden şekillendirmesi gerekecektir.
En çokOkunanlar
Okuyucularımız tarafından en çok okunan yazılarımız.
9.05.2026
Tarihten tâlihe uzanan hat: Hicaz Demiryolu
Burhanettin Kapusuzoğlu/ Yazar
23.05.2026
EFES-2026: Türkiye'nin çok katmanlı güç projeksiyonu
Faruk Önalan/ Yazar
22.05.2026
Türkiye'nin Karadeniz'den gelebilecek deniz ve hava dronlarına karşı hassasiyeti
Dr. Necdet Özçelik/ Akademisyen, Ya
13.05.2026
Doğu Avrupa'da yeni senkronizasyon: Macaristan'ın değişen rotasıyla V4 ve üç deniz girişimi
Emrah Dokuzlu/ Yazar
9.05.2026
Anneler gününde sevginin maddileşmesi ve insanın ontolojisi üzerine konuşmak
Dr. Selma Karışman/Din Sosyologu,Ya
30.04.2026
Tarihin ışığında Türkiye'nin Afrika vizyonu
Engin Özekinci/ Yazar
9.05.2026
Bitmeyen illüzyon: Batı uygarlığı
Prof. Dr. Mazhar Bağlı/ Akademisyen
13.05.2026
ABD'nin Çin politikası: Entegrasyondan rekabete
Doç. Dr. Muhammet Yıldız/Recep Tayyip Erdoğan Üniversit
ABD'nin Çin politikası, sistem içi entegrasyon arayışından uzaklaşarak rekabet ve dengeleme ekseninde yeniden şekillenmiştir. Bu yönelim, yalnızca ikili ilişkilerin dinamiklerini dönüştürmekle sınırlı kalmamakta, küresel sistemin yapısal istikametini de doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda ABD-Çin ilişkileri, giderek sertleşen, çok katmanlı ve süreklilik arz eden bir rekabet niteliği kazanmaktadır.
13.05.2026
Suriyelilerin geri dönüş süreci
Dr. Hacı Mehmet Boyraz/ KSÜ Siyaset Bilimi ve Uluslarar
Türkiye'de bazı sektörlerde Suriyeli işgücüne yönelik fiili bir ihtiyaç olduğu bilinen bir gerçek. Özellikle tekstil, inşaat, tarım ve düşük maliyetli imalat sektörlerinde çalıştırılan Suriyeliler; iş gücü piyasasında uzun yıllardır oluşan ara eleman açığını kısmen telafi eden bir unsur hâline geldi. Nitekim bazı iş dünyası temsilcileri ve sektör örgütleri; Suriyelilerin ani ve kitlesel biçimde ülkeden ayrılmasının üretim maliyetlerini artırabileceğini, ara eleman krizini derinleştirebileceğini ve bazı alanlarda iş gücü açığı yaratabileceğini açıkça dile getiriyor.
10.05.2026
Ağ toplumu: Dijital çağda toplumsal yapının ve ailenin yeniden inşası
Erdal Sarıçam / Sosyolog ve Aile Danışmanı
Ağ toplumu, yalnızca ekonomik ve politik yapıları değil; gündelik yaşamın en mahrem alanı olan aileyi de yeniden inşa etmektedir. Alman sosyolog Ulrich Beck'in “risk toplumu” yaklaşımında vurguladığı üzere, modern çağın ürettiği riskler aynı zamanda yeni farkındalıkları ve yeni dayanışma biçimlerini de ortaya çıkarabilmektedir. Bu yeniden inşa süreci hem fırsatlar hem de riskler içeren çok boyutlu bir dönüşümü kapsamaktadır.
9.05.2026
Anneler gününde sevginin maddileşmesi ve insanın ontolojisi üzerine konuşmak
Dr. Selma Karışman/Din Sosyologu,Yazar
Müzakere, anlaşma, uyum sağlama daha az ulaşılır hale geldikçe, ters orantılı olarak sevgiyi ve koruyup kollamayı maddileştirme isteği daha da şiddetlenmektedir. Aile ve toplumun, maddileştirilen değil, “gelişimi engellemeyen, gerilime ve enerji kaybına yol açmayan tek bir çeşit yakınlık biçimi” olarak “olgun ve yapıcı sevgi”ye ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.
9.05.2026
Tarihten tâlihe uzanan hat: Hicaz Demiryolu
Burhanettin Kapusuzoğlu/ Yazar
9.05.2026
Kurtlar Vadisi'nden Epstein'a: Değişmeyen karanlık
Mehtap Şahin/ Yazar
Teoman Duralı, modern dünyanın ürettiği güç ilişkilerini ve bu ilişkilerin insanı nasıl nesneleştirdiğini anlatırken, aslında bugün konuştuğumuz birçok meselenin felsefi zeminini ortaya koyuyordu. Ne var ki o dönem bu uyarılar çoğu zaman ya görmezden gelindi ya da “abartılı” bulunarak kenara itildi.
Bitmeyen illüzyon: Batı uygarlığı
Prof. Dr. Mazhar Bağlı/ Akademisyen, Yazar
Çocukluğu kim şekillendirecek? Aile mi, algoritmalar mı?
Dr. Muhammed Ersin Toy / Yazar
Dünya ticaretinin geleceği ve Afrika
Ömer Faruk Doğan/ Yazar
Suikast rejimi mi, kriz PR'ı mı? Amerikan “müesses nizamı” nasıl işler?
Dr. Damla Taşkın/ Akademisyen, Yazar