Soykırımcı Ben-Gvir'in aynasında Batı'nın seçici insanlığı
Dr. Ahmet Bülbül/ Yazar
-
25.05.2026
Gazze bize şunu açıkça göstermektedir: Sorun yalnızca bir aşırı sağcı bakanın provokasyonu değildir. Sorun, Filistinliyi insanlık dairesinin dışına iten, İsrail şiddetini “meşru müdafaa” adı altında aklayan ve Batı'nın sessizliğiyle beslenen daha büyük bir düzen sorunudur. Ben-Gvir sadece bu düzenin en kaba yüzüdür. Asıl mesele, o yüzü mümkün kılan siyasal, toplumsal ve uluslararası ikiyüzlülüktür.

EFES-2026: Türkiye'nin çok katmanlı güç projeksiyonu
Faruk Önalan/ Yazar
-
23.05.2026
Tatbikatın geleceğe yönelik en önemli sonucu ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dönüşüm sürecinin hızlandığını göstermesidir. Dünya orduları klasik ağır mekanize yapılardan daha esnek, veri odaklı ve yüksek teknoloji entegreli yapılara geçmektedir. Türkiye de bu dönüşüm sürecine aktif biçimde adapte olmaktadır.

Hürmüz Boğazı: Savaşın eşiğinde doğan yeni pazarlık düzeni
Prof. Dr. Pelin Karatay Gögül/ Dicle Üniversitesi , İİB
-
22.05.2026
1970'lerin petrol krizlerinden beri bilinen temel gerçek şudur: Enerji arz şokları, stagflasyon üretme kapasitesine sahiptir. Yani aynı anda hem yüksek enflasyon hem düşük büyüme yaratabilir. Bugünkü küresel ekonomi için risk tam da budur. Zaten pandemi sonrası kırılganlaşmış tedarik zincirleri, yüksek borçluluk ve jeopolitik parçalanma ortamında yeni bir enerji şoku; dünya ekonomisini yeniden düşük büyüme-yüksek enflasyon sarmalına sürükleyebilir.

Türkiye'nin Karadeniz'den gelebilecek deniz ve hava dronlarına karşı hassasiyeti
Dr. Necdet Özçelik/ Akademisyen, Yazar
-
22.05.2026
Karadeniz'in Türkiye açısından yalnızca bir deniz güvenliği alanı değil; aynı zamanda drone savaşı, elektronik harp, enerji güvenliği ve hibrit çatışma sahası haline geldiği görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin önümüzdeki dönemde Karadeniz güvenlik stratejisini yalnızca klasik askeri tehditlere göre değil; düşük yoğunluklu, belirsiz ve teknoloji temelli yeni nesil tehditlere göre yeniden şekillendirmesi gerekecektir.

Kadim seslerin şehri Şanlıurfa
Doç. Dr. Kenan Bölükbaş/ Yazar
-
21.05.2026
Urfa müzik kültürünün kolektif hafızasını gösteren süreklilik, her icracıyı köklü bir ses geleneğinin halkası kılar; böylece her sanatçı geçmişin mirasını taşırken geleceğe de şahsına münhasır bir iz bırakır. Doğaçlama geleneği ise, Urfa müziğinde icracının anlık ruh hâlinin doğrudan esere yansıması anlamına gelir. Bu nedenle Urfa türkülerinde her icra, aynı eserin farklı bir ruh hâliyle yeniden doğmuş versiyonu gibidir




Közkamanlar, etki ajanlığı ve self-oryantalizm








