Tüm Yazarlar
Sahra Şahin Yazıları
Siz kuş musunuz, avcı mı?
Sahra Şahin
Eren Bülbül şehit oldu. Artık kimsenin ona “İyi ki varsın Eren” deme şansı yok. Ama “İyi ki varsın Eren”, bu hainliğin üzerine mertçe gidenin sadece hükümet değil halk da olduğunu gösterdiğin için. Kahramanlığın silahla değil yürekle vücut bulduğunu kısacık ömrünle bize anlattığın için, iyi ki varsın!
Sol ideolojinin PKK romantizmi
Sahra Şahin
Unutulmasın ki hem CHP hem de HDP için ulus devlet ve ulusalcılık ortak bir değerdir. Ulusçuluğu kutsamalarının nedeni de ait oldukları ulusa olan bağlılık ve hayranlıkları değil, ulusçuluğun geleneksel aidiyet ve dini değerleri kaldıracağı inancıdır.
Kürtlere evet dedirten sebepler
Sahra Şahin
Kürtlerin öncelikleri, dini değerleri, geleneksel aile ilişkileri ve kültürel miraslarıdır. AK Parti’ye düşen, Kürtlere ‘evet’ dedirten bu değerleri korumaya çalışmaktır. Devlete düşen de bu kitleyi kanlı çetenin şerrinden korumaktır.
Türkiye niçin hedefte?
Sahra Şahin
Daha önce de pek çok olay yaşanmasına rağmen sanıyorum AK Parti iktidarı ile ilgili Batı/Hıristiyan dünyasının asıl kırılma yaşadığı an, tarih Gezi kalkışmasıdır. Kişisel olarak benim için de Gezi kalkışması, bu coğrafyadaki kadim sosyoloji için en çok kaygılandığım ve endişe duyduğum andı. Ülke hiç bu kadar kırılgan hale gelmemişti.
Kurucu irade milli iradedir
Sahra Şahin
Türkiye’de çok uzun süreden beri devam eden bir mücadele/kavga vardır. Millet, kendi iradesinin ülke yönetimine yansımasının kavgasını veriyor. Bu kavganın başladığı günden bu yana da hiç bir zaman adil ve dengeli bir rekabet ortamı oluşmadı. Hep millet dezavantajlı başladı. Her seferinde yenilmeye mahkum bırakıldı.
PKK, Avrupa’nın stratejik maskesi mi?
Sahra Şahin
“Derin haçlı” duyguları AB’nin Kürtlere olan ilgisini elbette salt olarak açıklamaz. Uyuşturucu ticareti ve Türkiye’yi güçsüz bırakmak elbette sebep olabilir ama ancak bonusudur bu ilginin. Esas kazanç, tüm Ortadoğu politikalarını oluştururken Osmanlı’nın merkezi mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti’nin esaslı bir direnç noktası olmasını önlemektir.
Avrupa PKK üzerinden 1071’in öcünü mü alıyor?
Sahra Şahin
“Batılılaşma” serüveni, PKK ile FETÖ üzerinden farklı bir anlam kazanmaya başladı. Bu yeni stratejiyi geleneksel Batı hinliği çerçevesinde görmek için elimizde yeteri kadar veri var ve buna rağmen iyi niyet mi besleyelim?
Kainat imamından kıyamet Deccal’ına
Sahra Şahin
Aristo’dan bu yana fizik ve metafizik konularındaki tartışmanın en hararetli kısmı sanıyorum bu alanlardan birisinin sahip olduğu teknik ve yöntem ile ötekini açıklama veya anlamlandırma meselesidir. “Fiziğin mantığı ve yöntemi ile metafiziği, metafiziğin mantığı ve yöntemi ile fiziği anlamak mümkün mü?” sorusu kadim bir konudur. “Metafizik nedir? sorusunu sormamızın asıl nedeni onun ne olduğuna ilişkin bir izahat yapmaktan çok o dünyanın kapısını aralamaktır” der ünlü Alman düşünür M. Heidegger. “Metafizik nedir?” sorusunun içerdiği amaç izah edici bilgilenme değil aksine yöntem belirlemektir. Yöntemin belirlenmesi sonrası yürünecek yol ile varılacak menzilin ilişkisi görece daha sağlıklı kurulabilir.
Aşiretler ve kadim İngiliz tezgahı
Sahra Şahin
Niçin her toplumsal sorunun kaynağı olarak bu yapı işaret edilmektedir? Sahiden bunlar bizim gelişmemiz ve ilerlememizin önündeki en büyük engeller midir? Gerçekten aşiretler medenileşmenin, evrensel standartlarda bir hukuk düzeninin kurulmasını engelleyen bir işlev mi görüyor? Kim, niçin aşiretleri bir günah keçisi haline getirmek istemektedir?
Gülenizm taze bitti tekrar Kemalizm verelim
Sahra Şahin
Gülenizm, Kemalizmin din maskesi takmış halidir. Her ikisi de bu coğrafyanın ve bu toplumun temel değerlerine ve inanç sistemine doğal olarak eklemlenebilen yapılar değildir. Her ikisinin de rüyası askeri bir derebeyliktir.
Bir kapı kapandı ''Yenikapı'' açıldı
Sahra Şahin
Yenikapı mitingi yeni bir toplum okumasını bize salık veriyor. PKK toplumu ayrıştıramamış, FETÖ, binbir maskeyle İslamı tahrip edememiş, ulusalcılık millet olma bilincini zedeleyememiştir.
Ruh ikizleri: FETÖ ve PKK
Sahra Şahin
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi ve milletimizin bunu engelleme feraseti ve cesareti hem ülkemiz hem de dünya siyasi tarihinde hep anılacaktır.
Uyuşturucu kaçakçılığı PKK’nın bahşişi
Sahra Şahin
PKK’nın en büyük başarılarından biri “uyuşturucu kaçakçılığı” ve “bebek katili” olmasını Kürt meselesi üzerinden maskeleyebilmesidir. Örgütün esas gücü, haksızlığa uğrayan bir kitleye sırtını dayamış olması değil, sahip olduğu eylem potansiyeli ve propaganda gücüdür.
Milletvekili dokunulmazlığı ve şiddetin siyasallaştırılması
Sahra Şahin
1994 yılında altı DEP’li ve bir bağımsız milletvekilinin dokunulmazlığına son verilmesinin siyasi sonuçları beklendiğinden çok farklı olmuştu. Fakat o gün, kategorik olarak belli bir sosyolojiyi topyekûn boğmak gibi bir düşünce vardı. Bugün ise sivil siyasetin önünü açmak için her türlü riski alan bir sivil irade var. O gün örgüt silah bırakmak için fırsat arıyordu, bugün tüm varlığını silahla tahkim ediyor.
Dürümlü’de katledilen Kürtler ve hakikat
Sahra Şahin
PKK artık derebeyliğin, faşizmin ve vandallığın üstünü süslü kelimelerle yazılan afişlerin altında saklamıyor. Savunduğunu iddia ettiği halkı katletmekte en ufak bir tereddüt göstermiyor.
PKK’nın somutlaş(a)mayan hedefleri ve bitmeyen istekleri
Sahra Şahin
Bugün PKK ve bileşenleri tarafından barış için yapılan çağrı, mevcut “zeminin gereği” olarak yapılmaktadır. Oysa bu meselenin çözümünde zemin değil ahlak temel referans olmalıdır. Sahiden Kürt olmayı sadece ve sadece PKK’lı, yani faşist bir sol ideolojiye “iman” etme şartına bağlayanlara neyi anlatmaya çalışıyoruz ki biz?
Anlaşmayı bozan bir daha muhatap alınmaz
Sahra Şahin
Kendi cinayetlerini gerekçe göstererek süreci bitirdiler. Müzakereleri bitirmelerinin asıl nedeni, işlerin rayında gitmesiydi, gitmemesi değil. Şu an müzakere çağrısı yapanlar fiilen ölmediyse de hükmen öldü. Şark kurnazı, kurduğu mizansen ile kendi “ipini” kendisi çekti.
Savaşın bedeli mi barışın bedeli mi?
Sahra Şahin
PKK, bölgede yaşayan bütün kavimleri Kürtlere düşman yapma projesi üzerinde kendisine varlık bulan geç kalmış bir milliyetçilik projesidir. Geç kaldığı için de dünya ile eşzamanlılık sorunu yaşamaktadır. Bundan dolayı da bölgenin sosyolojisine özel operasyonlar yaparak kendisini var etmektedir.
Her acı bir başkadır
Sahra Şahin
Gotama’nın, göğsüne ayağıyla vuran adama ‘acıdı mı?’ diye sorması karşısında insan fıtratının ağlama moduna geçmemesi mümkün değildir. Ama günümüz dünyası daha çok mutlu olmayı gülmekle eş tuttuğu için sanırım bunu anlamaktan oldukça uzaklaşmıştır.
İslamcılık ve Türkiye’nin gelecek sosyolojisi
Sahra Şahin
“İslam çağımızın sorularına cevap verebilir mi” gibi bir sorgulamanın yapılıyor olmasına yol açan esas faktör, hayatın dinamik dönüşümünden koparılmış devlet tekelinde bir dinin varlığıdır.
24 Nisan ve Ana Verde’nin bitmeyen acısı
Sahra Şahin
Dönem itibariyle ‘tehciri’ belli bir noktaya kadar anlamak mümkün ama bu göç için çok özel bir rotanın belirlenmiş ve o güzergahtaki güvenliğin de zımnen ‘çeteler’e havale edilmiş olmasını anlamak ya da kabul etmek hiçbir şekilde mümkün değildir.
Çoğunluk milliyetçiliği
Sahra Şahin
Devletlerin bölünmesi ya da toplumların ayrışması azınlık milliyetçiliği üzerinden gerçekleşmiş değildir. Azınlık milliyetçiliği ancak sosyolojik yapıyı tahrip edebilir. Ama çoğunluk milliyetçiliği devleti, siyaseti tahrip eder. Devletin ve siyasetin tahrip olması durumunda farklılıkları bir arada yaşatabilecek olan irade de zedelenmiş olur.
Darbeciliğin ektiği terör tohumları
Sahra Şahin
Bugün Kürt meselesinden bağımsız ve farklı bir şekilde hissedilen ve birçok başka dinamiklerle bağlantılı olan terör meselesinin tohumu 1960 darbesinde atılmış, filizlenen bu tohumların kök salması 1980 darbesiyle sağlanmış ve 28 Şubat darbesi ile örgüt artık bölgenin bir parçası haline gelmiştir/getirilmiştir.
Ulusalcı sol “millet”i neden sevmiyor?
Sahra Şahin
Kendi halkına emperyalistlerden farklı bir gözle bakmayanların antiemperyalist olmaları ne kadar inandırıcı ve gerçekçi ise ulus kavramının farklılıkları tek bir kavram içinde eşitlediği iddiası da o kadardır.