Tüm Yazarlar
Asım Öz Yazıları
Nedvi'nin Mevdudi eleştirisi üzerine
Asım Öz
Okurlarını Mevdudi’nin yorumlarına karşı sürekli uyaran Nedvi’nin eleştirilerinin epey sert olduğu düşünebilir ki, kendisi de bunun farkındadır. Tüm bunlar bir yana ihtilafla husumet farkının bir daha gözden geçirilmesi sürecinin mühim bir parçası olabilir onun yazdıkları.
Sosyalist solun yerel seçim gündemi
Asım Öz
Genelde “radikal bir mücadele biçimi olarak” boykot ve ilgisizlik arasında bir duygusal gelgit gözlense de sol yayınlarda 31 Mart yerel seçimleri ‘tekrarın tekrarı’ şeklinde değerlendiriliyor. Ayrıntı Dergi, Yol, Birikim sayfalarına bakılırsa kısa vadede büyük bir dönüşüm imkânsız. 
Tarihselciliğin Türkiye Serencamı
Asım Öz
Son dönemlerde Fazlur Rahman çizgisindeki tarihselciliği aşan daha “pozitivist” ve soyut “evrenselci” yaklaşımların belirginleşmeye başladığı görülmektedir. Önümüzdeki yıllarda 1990’lara kıyasla tarihselci bakışın handikaplarının ortaya çıkarılması için polemiği aşan ama liberal “diyalojik” anlayışa teslim olmayan çok daha incelikli çalışmalar yapılmalı.
Erik Jan Zürcher hüsranı
Asım Öz
Erik Jan Zürcher’in esas gerçekliği ile yani Türkiye’deki gelişmeleri kavrama sürecinde ortaya koyduklarını sadece erken Cumhuriyet devri ile sınırlamayıp bugünü de içine alacak bir şekilde görmek, tarihçinin tutumundaki değişimleri anlama sürecine katkı sunacaktır.
Mesele eleştiriyi değiştirmektir
Asım Öz
Rita Felski, kendini savaşçı gibi gören hınçla yüklü eleştirinin egemenliğini ilan ettiğini bundan dolayı da muhalif değil, zorunlu ve baskıcı bir paradigma hâline geldiğini hatırlatıyor. Soru ve sorgulamalarıyla eleştirinin kıdemli ve genç mensuplarının yeni metotlarla ne gibi alternatifler tahayyül edebileceklerine odaklanıyor.
İslâmcı neşriyat ve eski açmazlar
Asım Öz
Sosyalist çevrelerde Türkiye’de hemen her zaman siyasi ve sosyal hayatın kriminalize edilmesinde başat rol oynayan irtica kavramının sahiplenilmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir ‘ricat’. Eleştirel sol çevrelerin son dönemdeki analizlerine bazı açılardan taban tabana zıt konumda bulundukları sol-Kemalist mirasın motiflerinin dâhil edildiğini ya da en azından onlara da göz kırpılabildiğini tespit edebiliriz.
Türk eğitim tarihi üzerine yeni düşünme yolları
Asım Öz
Arşivlerin içerdiği belgelerin Türk eğitim tarihi açısından ne kadar önemli bir yeri olduğunu gösteren Maariften Millî Eğitime İstanbul Sicilleri, İstanbul’daki öğretmenlerin tümünü içermemesi sebebiyle öğretmenlere ve eğitime dair konularda kati hükümler vermeye imkân tanımasa da modernleşme devrinde yaşananları genel hatlarıyla aksettiriyor.
Bir kelime bazen hayat değiştirebilir
Asım Öz
Millî Eğitim Bakanlığının ilgili hizmet içi eğitim modüllerine okul dergileriyle ilgili bir alanın eklenmesi önemli bir adım olacaktır. Amaç eğitimcilerin “aynının sonsuz tekerrürü” niteliğindeki okul yayınlarını bülten havasından çıkarıp gerçek dergi haline getirmelerini sağlamak olmalı. Unutmayalım ki okul dergileri önemlidir; zira bir film, bir kitap, bir dergi, bir kelime bazen hayatı değiştirebilir.
Eğitimde gerekli başlangıçlar
Asım Öz
Eserlerden ziyade edebiyat tarihi öğretimine dönüşen Türk Dili ve Edebiyatı derslerini aşacak şekilde tüm branşları kapsayan bir okuma perspektifi için metin çözümlemesine dayalı eleştiri dersi şekillendirilmeli. Ortaöğretim kurumlarına öğretmen yetiştiren bölümlerde ise Gençlik Edebiyatı ve Dünya Edebiyatı derslerini içeren bir programın çerçevesi belirlenmelidir.
Sinemayı dinamik bir oluşum içinde görmek
Asım Öz
Sinemanın özü ve biçimiyle gittikçe karmaşıklaştığı böylesi bir dönemde Gevgilli’nin Çağını Sorgulayan Sinema kitabının dışında kalan sinema yazıları mutlaka kitaplaştırılmalıdır. Çünkü onun Türk sineması üstüne açılan yoğun tartışmaların dışında kalmayan yazıları halen önemini korumaktadır.
Türkiye’de eğitim düşüncesinin sönüklüğü
Asım Öz
Günümüzde eğitim tartışmalarının güzergâhındaki değişimi anlamak için, eğitimin çeşitli boyutlarına dair sistemsel bir düşüncenin var olup olmadığına bakmak gerekir. Türkiye’de eğitimle dahası okulla ilgili çelişkili ve karman çorman sözlere çokça şahit olunduğu dikkate alınırsa sistemli bir düşünceden söz edilemeyeceği kendiliğinden anlaşılır.
Doğumunun 100. yılında Tarık Buğra'yı hatırlamak
Asım Öz
Tarık Buğra adının unutulmaması, hâlâ çok canlı olması yazarlığından, romancılığından en önemlisi de Osmanlı İmparatorluğu yıkılırken ve Cumhuriyet Türkiye’si doğarken beliren toplumsal yapıyı, insan gerçekliğini, yeni insan ve devletin şekillendirdiği siyasi hayatı kritik bir yaklaşımla ele almasından kaynaklanır. Toplumdaki çatışmaları, zıtlıkları haksızlıkları psikolojik boyutunu önceleyerek ele almış olması onu çoğu romancıdan ayıran temel özelliktir.
Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul göstergesi
Asım Öz
Naipaul göstergesinin birkaç kez oluştuğunu ve hâlâ farklı durumlara göre tekrar tekrar oluşabileceğini öne sürebiliriz. Şayet Naipaul’un mirasından söz edilebilirse, öncelikle bunun rol aldığı tarihi olaylarla doğrudan şekillendiği belirtilmeli. Batı-merkezci önyargılarını onaylamak için çıktığı gezilerin ardından kaleme aldığı metinlerinden itibaren Müslümanlara dönük negatif bakışları harlayan cüretkâr bir yazar rolünü üstlendi.
Mahmud Derviş ile yârenliği kestik mi
Asım Öz
Hafızayı ve ümidi canlı tutan Mahmud Derviş’in seküler çevrelerin dayanışma ruhuna rağmen, edebiyat kanonuna dâhil olamaması kanon oluşturma ve sürdürmenin ideolojik boyutu yanında aşılması güç birtakım zorlukların tespit edilmesine imkân tanır. Kitaplar ne kadar güzel, bunlar nitelikli şekilde çevriliyor olsa da yaygınlaşma veya okuma kültürünün ayrılmaz parçasını oluşturma anlamında kalıcılık sağlanamıyor.
Nurettin Topçu'yu yeniden kurmak
Asım Öz
İsmail Kara’nın önemli entelektüel tartışmaları içeren tüm kitaplarında şu ya da bu ölçüde Topçu’ya ilişkin notların ve işaretlerin hayli yekûn tuttuğu bir gerçek. Eğer yakın veya uzak gelecekte çeşitli Topçu monografileri kaleme alınacaksa bunlar önemli ölçüde Kara’nın kitapları ve metinleriyle haşır neşir olacaktır.
Alman ekstazından entegrasyon yorgunluğuna
Asım Öz
Mesut Özil’in siyasi olmama adına uzun zaman kamuoyuna yansıtmadığı hissiyatı geçen hafta aşikâr oldu. Başka bir ifadeyle, maruz kalınan durumu kulağa hoş gelen basmakalıp “entegrasyon iyi, entegrasyon önemli” sözleriyle yatıştırmak mümkün değil. Bu yüzden tehlikeli bir krizin eşiğinde Avrupa’daki göçmen nefretiyle İslâm karşıtlığı arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmek gerekiyor.
Göçmen nefreti ve CHP
Asım Öz
Uzun süredir kabul edilmesi gereken apaçık bir durum var ortada: Batı artık tümele/temele yaslanan bir siyasi söylem üretemiyor adeta sıfırı tüketmiş halde. Halklarına nihilist düşmanlıklar dışında yeni vaatlerde bulunamıyor, devletler ise küresel şirketler karşısında aciz kalıyor, demokrasi, insan hakları gibi kavramlar göçmenleri bir nebze de olsa haklı kıldığından Batı’nın ‘uygarlaştırıcı’ konumunu sorgulamaya zemin hazırlıyor.
Mirası özgüven vasiyeti sabır
Asım Öz
İslâm bilim tarihiyle tutkulu bir ilişkisi olan Fuat Sezgin, çalışmalarını sürdürürken İslâm âlemindeki okullarda İslâm bilim tarihi hakkındaki olumsuz ve önyargılı bilgilerin kaldırılmasının ve yerine doğru bilgilerin konulmasının gerekli olduğunu hararetle savundu. Böylelikle dünyaya bakış açımızın değişeceğini vurgulamaya çalıştı.
Semavi Eyice ve Türkiye’de sanat tarihinin meseleleri
Asım Öz
Semavi Eyice, bir asra yaklaşan ömründe, İstanbul’daki tarihi mirasın çeşitli veçhelerinin hafızasını oluşturdu, sanat tarihi alanındaki tartışmaların içinde bulundu. Ayrıca Bizans ve Osmanlı eserlerinin çok özel örneklerini içeren İstanbul’un tarihi yapıları hakkında pek çok yazı kaleme aldı. Şüphesiz Eyice’nin metinleri yalnızca sanat tarihinin, kültürel tartışmaların değişen etkisini değil aynı zamanda siyasi hayattaki somut müdahalelerin sonuçlarını da yansıtır.
Siyasî nostalji kültürel araçsallık
Asım Öz
Erbakan Ödüllerine duyulan ilgi geçen sene yok denecek kadar az olmasına karşın, bu yılkine ilgi bir başkaydı. Bu vesileyle acı biçimde farkına vardığımız hakikat; ödüllerin referans olduğu “meşru zevk” telakkisinin ödülün banisi konumundakilerin vurgusunun aksine “halkın zevki” olmaktan uzaklığıdır.
Müslüman kalarak modernleşmek mümkün mü?
Asım Öz
İsmail Kara: “Çağdaş İslâm ve Türk düşüncesinin büyük iddialarından biri modernleşmeyi ve dindarlaşmayı, hatta daha fazla İslamlaşmayı birlikte götürme noktasında yoğunlaşıyor. Felsefi zıtlıkları ve problemleri büyük ölçüde atlayarak tabii. Bu aynı zamanda İslâm’ın ve Müslümanlığın modern dünyanın içinde, karşısında veya paralelinde var olacağı inancı ve iddiası manasına da geliyor.”
Hüsamettin Arslan için eksik bir Fatiha
Asım Öz
Hüsamettin Arslan 1987’de Kitap Dergisi’nde yayımlanan bir yazısında “Ebediyete intikal eden düşünür için okunacak Fatiha” der ve şöyle devam eder “Onun düşünceleri üzerine yazılmış aklı başında bir eleştiridir.” Farkındayım, bu metin onun kastettiği manada dört başı mamur bir Fatiha olmadı. O, yıllarca üzerinde çalıştığı iktidar ve bilgi kavramlarını bizatihi hayatında yaşamıştı, kimseye dayanmadan, hiçbir erk ve yapının payandası olmadan, yerleşik entelektüel tekellerin ezberlerini bozmayı başardı.